Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, köle ticaretini “en ağır suç” olarak tanımlayan bir karar tasarısını kabul etti. Bu tasarı, köleleştirilen Afrikalıların ticaretinin, insanlığa karşı işlenen en ciddi suçlardan biri olarak kabul edilmesini öngörüyor. Geniş bir destekle kabul edilen bu tasarı, uluslararası camianın tarihsel adaletsizliklere verdiği yanıt açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Oylama sırasında yalnızca ABD, İsrail ve Arjantin “hayır” oyu verirken, 52 ülke ise çekimser kaldı; bu ülkeler arasında Avrupa devletleri, G7 üyeleri ve bazı Batılı müttefikler de yer aldı. Türkiye, tasarıya destek veren ülkeler arasında bulundu.
Tasarı, Afrika Birliği adına John Dramani Mahama tarafından gündeme taşındı. Kararda, köle ticaretinin yalnızca tarihsel bir fenomen olmadığı, günümüzdeki eşitsizliklerin ve yapısal ırkçılığın kökenlerinden biri olduğu ifade edildi. Ayrıca, geçmişte köleleştirilen topluluklara yönelik “onarıcı adalet” çağrısında bulunuldu. Çekimser oy kullanan ülkeler, metindeki bazı ifadeler ve olası hukuki sonuçlar konusundaki endişelerini dile getirirken, “en ağır suç” ifadesinin uluslararası hukukta bir hiyerarşi oluşturma potansiyeline dikkat çektiler. Ayrıca, kararın geçmişe yönelik hukuki değerlendirmelerin karmaşıklığını artırabileceği ve tazminat taleplerine zemin hazırlayabileceği yönünde görüşler de öne sürüldü.
Uzmanlar, oylama sonuçlarının küresel düzeyde tarihsel sorumluluk, sömürge geçmişi ve ekonomik eşitsizlikler konusundaki görüş ayrılıklarını yansıttığını belirtiyor. Özellikle Avrupa ülkeleri ile diğer gelişmiş ekonomilerin çekimser kalması, bu devletlerin potansiyel hukuki ve mali yükümlülükler konusundaki hassasiyetlerine dikkat çekiyor. Kararın kabul edilmesinin ardından, köle ticaretinin mirası üzerine uluslararası tartışmaların daha da derinleşmesi bekleniyor. Gelecek dönemde, resmi özürler, tazminat mekanizmaları ve eğitim politikaları gibi konuların diplomatik gündemde daha fazla yer alabileceği öngörülüyor.

