İran’da karar krizi! Görüntüler kafaları karıştırdı, ‘Bu İslam Cumhuriyeti tarihinde yeni bir eşik’

Img

İran’da son dönemde yaşanan gelişmeler ülke içinde farklı görüşlerin yeniden öne çıkmasına yol açtı. Tahran yönetiminde diplomasi ve daha sert politikalar arasında süren tartışmalar, ABD ile yaşanan gerilimin ardından daha belirgin hale geldi. Ateşkes süreci ve geleceğe yönelik adımlar konusunda farklı yaklaşımlar ortaya çıkarken, İran’daki siyasi atmosfer giderek daha fazla belirsizlik kazanıyor.

TAM OLARAK NELER OLUYOR? MASADA KİM KAZANACAK?

ABD’nin İran’a yönelik yeniden düzenlediği hava saldırıları ve ateşkese ilişkin belirsizlik yaratan açıklamalar, Tahran’da diplomasi yanlıları ile sertlik yanlıları arasındaki ayrışmayı belirgin hale getirmiş durumda. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da içinde bulunduğu diplomasi yanlısı kanat, Washington ile görüşmelerin sürdürülmesini savunurken, ABD’yi ateşkes şartlarını ihlal etmekle suçladı.

Pezeşkiyan, yaptığı açıklamada Washington yönetiminin “rakiplerini sindirmeye çalıştığını, engeller çıkardığını ve hile yaptığını” ifade ederek ABD’ye sert tepki gösterdi. Buna karşılık İran’daki muhafazakâr ve sertlik yanlısı çevreler ise ABD ile herhangi bir uzlaşmaya kesin olarak karşı çıkıyor. Bu gruplar, özellikle Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve müzakere heyetini hedef alan eleştirilerini son günlerde daha da artırdı.

“SALDIRILAR DENGEYİ GÖRÜNÜRDE SERTLİK YANLILARI LEHİNE BOZDU”

“Konuya İran’daki iç tartışmalar bağlamında bakarsak Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi’nde ateşkesin bittiğini ilan etmesi ve arka arkaya iki gece süren saldırılar dengeyi görünürde sertlik yanlıları lehine bozdu” diyen İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, “Çünkü Washington’ın imzasına ‘güvenilemeyeceği’ tezi onlara göre sahada doğrulanmış oldu” dedi ve şu yorumda bulundu:

— Pezeşkiyan ve ekibinin diplomasinin sonuç üreteceği yönündeki temel argümanı zayıfladı. Ancak asıl sorun, fraksiyon rekabeti değil, hakemlik makamının fiilen boş olmasıdır. İran sisteminde kanatlar arasındaki dengeyi, nihai kararı veren ‘Rehber’ kurar. Yeni Rehber Mücteba Hamaney ise savaşın ilk günündeki saldırıda yaralandı ve göreve getirilmesinden bu yana kamuoyu önüne çıkabilmiş değil. Karar mekanizmasını kilitleyen de budur. Nitekim Tahran’dan sızan bilgiler de savaşa devam mı, diplomasi mi sorusunda henüz bir karar alınamadığını gösteriyor.

— Kalıcı kırılma ihtimalini kurumsal yapı değil, veraset sürecinin seyri belirleyecek. Yeni Rehber otoritesini Devrim Muhafızları Ordusu’na yaslanarak konsolide ederse müzakere kanadı kalıcı biçimde marjinalleşir; konsolide edemezse bugünkü karar felci, İran dış politikasının yeni normali hâline gelir.

İRAN’DA YAS GÜNÜ SİYASİ PATLAMAYA SAHNE OLDU

Ülkedeki siyasi tansiyon, hayatını kaybeden dini lider Ayetullah Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenleri sırasında da kendisini gösterdi. Hamaney’in naaşı, ABD’nin hava saldırılarının başladığı sırada Irak’ın Necef kentinde bulunuyordu. Cenazenin daha sonra İran’a getirilerek Meşhed’de defnedilmesi planlandı.

Ancak cenaze törenleri yalnızca yas atmosferiyle değil, hükümet karşıtı protestolarla da gündeme geldi. İran’daki aşırı sağcı gruplar, törenler boyunca hükümet yetkililerine yönelik sert protestolar düzenledi. New York Times’ta yer alan habere göre Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, cenaze törenine katıldığı sırada radikal grupların sözlü saldırısına maruz kaldı.

Kalabalık içerisindeki bazı göstericilerin sert sloganlar attığı görüldü. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle bölgeden uzaklaştırılan Pezeşkiyan’ın yaşadığı şaşkınlık da kameralara yansıdı. Benzer bir protesto Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye yönelik de gerçekleştirildi.

https://twitter.com/m_h_mohammadi/status/2074222250794918309

“GÖRÜNTÜLERİN MUĞLAK OLMAKLA BİRLİKTE, BU DURUM İSLAM CUMHURİYETİ TARİHİNDE YENİ BİR EŞİK”

“Görüntülerin muğlak olmakla birlikte, görevdeki bir cumhurbaşkanına ve dışişleri bakanına devlet töreninde fiziki saldırı yahut ‘itilip kakılması’, İslam Cumhuriyeti tarihinde yeni bir eşik” diyen Oral Toğa, “Bu grupları tanıyoruz; Besic tabanlı baskı grupları, sistemin öteden beri kullandığı sokak aygıtlarıdır ve bugüne kadar hep örtülü bir koruma altında hareket ettiler. Yeni olan, hedefin bizzat cumhurbaşkanı olması ve bunun cezasızlık güveniyle yapılabilmesidir” dedi.

Bu durumu radikallerin devleti ele geçirmesi olarak değil, devletin kendi radikal çeperini dizginleme ve kapasitesinin geçiş döneminde zayıflaması olarak okuduğunu söyleyen Toğa, “Aynı zamanda müzakere ekibini sindirmeye ve Hamaney sonrası güç haritasını şekillendirmeye dönük bilinçli bir mesaj boyutu da var. Asıl gösterge bundan sonrası olacak. Yargı bu saldırıları gerçekten kovuşturursa olay marjinal bir güç gösterisi olarak kalır, kovuşturmazsa bu çevrelerin devlet içinde himaye gördüğü tescillenmiş olur” ifadelerini kullandı.

YÖNETİM HANGİ YÖNE GİDECEK?

İran bir yandan ABD ile diplomasi kapısını tamamen kapatmayan mesajlar verirken diğer yandan askeri karşılıklarını sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde Tahran’ın önceliği sizce müzakere masasına dönmek mi olacak, yoksa bölgedeki askeri gerilimi artırarak caydırıcılık stratejisini sürdürmek mi?

Bu soruma “Tahran açısından bu ikisi birbirinin alternatifi değil, aynı stratejinin iki ayağı. İran, Hürmüz’deki gemi hedeflemeleriyle boğazın geçiş rejimini kendi düzenlemesine bağlamaya, yani elindeki son büyük pazarlık kartını masaya dönmeden önce kalıcılaştırmaya çalışıyor” cevabını veren Oral Toğa, şu bilgilerin altını çizdi: 

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

— Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın, Hürmüz’ün Amerikan tehditleriyle değil, ancak İran düzenlemeleriyle açılacağı sözü bu yaklaşımın özeti. Kuveyt ve Bahreyn’deki üslere yönelik saldırılar da topyekûn savaş arayışı değil, kalibre edilmiş maliyet yükseltme hamleleri. Ancak kapasite tablosu Tahran’ın aleyhine işliyor; ABD iki gündür hava savunmasını, sahil radarlarını ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun hücumbot filosunu sistematik biçimde imha ediyor. Ayrıca petrol satışına tanınan muafiyet de kaldırıldı. 

— Liderlik geçişi tamamlanmamış ve ekonomisi baskı altındaki bir İran’ın uzun soluklu bir çatışmayı taşıma gücü yok. Dolayısıyla önceliğin, teslimiyet görüntüsü vermeden, muhtemelen arabulucular üzerinden masaya dönmek olacağını değerlendiriyorum. Nitekim Trump da saldırılara rağmen Tahran’ın anlaşma istediğini söylüyor. Asıl risk, Tahran’daki karar felci nedeniyle tırmanma dinamiğinin diplomatik niyetin önüne geçmesi ve tarafların, ağustos ortasında dolacak müzakere takvimini beklemeden yeniden topyekûn savaşa sürüklenmesi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Ofisi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabaie de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarına göndermede bulundu. Tabatabaie, “Sözüne veya imzasına bağlılığı olmayan birine karşı nasıl hareket edilmeli?” ifadelerini kullanarak Washington yönetimine duyulan güvensizliği dile getirdi.

Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve aynı zamanda danışmanı olan Yusuf Pezeşkiyan ise ABD ile diyalog politikasını savunan kapsamlı bir açıklama yayımladı. Pezeşkiyan, babasına ve hükümet üyelerine yönelik protestoları sert sözlerle eleştirerek, “Eğer bu öfke kendi yetkililerimize yöneliyor, ülke içindeki birlik ve daha geniş İslami dayanışmayı hedef alıyorsa, bu durum düşmanın amaçlarına hizmet etmek anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu.

BÖLGEDE BELİRSİZLİK DEVAM EDİYOR

ABD ile İran arasındaki askerî gerilimin yeniden yükselmesi, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini de doğrudan etkiliyor. İran yönetimi içinde diplomasi ile askerî karşılık arasında süren görüş ayrılıkları devam ederken, Washington’ın yeni adımları ve Tahran’ın vereceği olası yanıtın bölgedeki gelişmeler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. 

HÜRMÜZ’DE GERİLİM TIRMANIYOR
İç siyasi kriz devam ederken, bölgedeki askerî hareketlilik de yeniden hız kazandı. Devrim Muhafızları’nın hafta boyunca Hürmüz Boğazı’ndan geçen çok sayıda ticari gemiyi hedef aldığı bildirildi. Dünyanın enerji taşımacılığı açısından en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Çarşamba günü erken saatlerde ABD ordusu, İran’ın güney kıyılarındaki onlarca noktaya yoğun hava saldırıları düzenledi. İran ise bu saldırılara Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD askerî üslerini hedef alan balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdi. Gece saatlerinde ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırılar gerçekleştirdiği bildirildi.

Source

yok

Author: Serkan Yılmaz