Rekabet ihlallerine 6 ayda 17 milyar lira ceza!

Haber gorseli

Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, yürüttükleri faaliyetlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Önceliklerinin, piyasalarda etkin ve sürdürülebilir rekabet koşullarının tesis edilmesine katkı sağlamak olduğunu ifade eden Küle, bu doğrultuda kurum faaliyetlerini, sonuçlandırdıkları soruşturmalar veya idari para cezaları üzerinden değerlendirmediklerini belirtti.

Küle, rekabet otoritelerinin asli görevinin, piyasaların rekabetçi yapısını güçlendirmek, pazara giriş engellerini azaltmak ve ekonomik etkinliği artıracak mekanizmaların sağlıklı şekilde işlemesine katkı sunmak olduğunu anlatarak, uyguladıkları yaptırımların, bu amaca ulaşmak için araçlardan yalnızca biri olduğunu bildirdi.

Soruşturmalar kapsamında aldıkları kararlara ilişkin bilgi veren Küle, “Bu yılın ilk yarısında 209 teşebbüs hakkında yaklaşık 17 milyar lira tutarında idari para cezası uygulanması kararlaştırıldı. Ancak bizim açımızdan bu dönemin en önemli çıktısı, rekabeti bozucu davranışlara müdahale ederken piyasalarda kalıcı ve sürdürülebilir rekabet koşullarını güçlendirecek mekanizmaları hayata geçirmiş olmamızdır.” dedi.

Küle, geleneksel sektörlerdeki soruşturmaların yanı sıra dijital platformlar, ödeme sistemleri, iş gücü piyasaları ve teknoloji odaklı pazarlarda önemli kararlar aldıklarını belirterek, dijitalleşme, veri ekonomisi ve yapay zeka gibi alanlarda yaşanan gelişmeleri yakından takip ederek analiz yöntemlerini ve uygulama kapasitesini sürekli geliştirmeye devam ettiklerini söyledi.

Kurumun yalnızca ihlallere müdahale eden bir otorite olmadığına işaret eden Küle, rekabetçi piyasaların gelişimini destekleyen, yatırım ortamının güçlenmesine katkı sağlayan ve tüketici refahını merkeze alan önemli bir politika kurumu olduklarını kaydetti.

“TARLA BİTKİLERİ TOHUMLARI SORUŞTURMASINI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ”

Küle, yılın ilk yarısında farklı sektörlerdeki soruşturmalarla rekabet hukukunun güncel ihtiyaçlarına cevap veren önemli adımlar attıklarına işaret ederek, “Tarımdan dijital piyasalara, tüketim mallarından ödeme sistemlerine kadar birçok alanda aldığımız kararlarla, hem rekabetçi piyasa yapısının güçlendirilmesini hem de tüketicilerin daha etkin işleyen piyasalardan faydalanmasını hedefledik.” ifadesini kullandı.

Tarım sektörünün, doğrudan gıda arzını, üretim maliyetlerini ve tüketici refahını etkileyen stratejik bir alan olduğuna dikkati çeken Küle, “Tarımsal üretimin temel girdisi olan tohum sektöründe rekabetçi yapının korunması yalnızca ilgili pazar bakımından değil, gıda arzının sürdürülebilirliği ve üretimde verimliliğin artırılması açısından da büyük önem taşıyor. Bu kapsamda hibrit sebze ve meyve tohumları pazarında, rekabete duyarlı bilgileri rakipleriyle paylaşan teşebbüsleri tespit etmek suretiyle toplamda 189 milyon lira idari yaptırımları uyguladık. Rekabetçi düzenin tesisi için önlemlerimizi aldık. Tarla bitkileri tohumları pazarında yürüttüğümüz soruşturmayı da kararlılıkla sürdürüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜKETİCİLERE REKABETÇİ HİZMETLER SUNULMASINA KATKI SAĞLAYACAK”

Küle, teknoloji ve dijital platformlar gibi konulara ilişkin dosyaların ocak-haziran döneminde öncelikli çalışma alanları arasında yer aldığını ifade ederek, bu kapsamda Google Play Store, Mastercard ve Visa soruşturmalarındaki kararların, hem yenilikçiliği teşvik edeceğini hem de tüketicilere daha rekabetçi hizmetler sunulmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Kast ajansları ile menajerlik alanında sonuçlandırdıkları soruşturmayla, sektörde rekabetçi yapıyı güçlendirecek önemli yapısal yükümlülükler tesis ettiklerini belirten Küle, bu çerçevede yürüttükleri soruşturmalara ilişkin bilgi verdi.

Küle, devam eden soruşturmaların, rekabet hukukunun güncel ve gelişen gündemini yansıttığını aktararak, “Halihazırda yürüttüğümüz 47 soruşturma kapsamında dijital platformlardan eğitim hizmetlerine, iş gücü piyasalarından tarım ve gıda sektörüne kadar ekonominin birçok farklı alanındaki rekabetçi endişeleri kapsamlı şekilde değerlendiriyoruz.” ifadesini kullandı.

“SÜT SORUŞTURMALARINDA SON AŞAMAYA YAKLAŞTIK”

Bazı soruşturmalar kapsamında rekabetçi endişelerin soruşturma süreci devam ederken telafisi güç sonuçlar doğurmasını önlemek amacıyla geçici tedbir kararları aldıklarını bildiren Küle, endüstriyel dondurma ve yumuşak şeker sektörlerindeki soruşturmalarda satış noktalarında rakip ürünlere alan tahsis edilmesine yönelik geçici tedbirler uyguladıklarını anımsattı.

Küle, tarım ve gıda sektöründe yürüttükleri süt soruşturmalarında sürecin son aşamasına gelindiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çiğ süt piyasasına ilişkin rekabetçi endişeler ile kamuoyunda ‘süt karşılığı yem’ olarak bilinen uygulamaya yönelik incelemelerimizi büyük ölçüde tamamladık. Bu dosyaların da önümüzdeki dönemde sonuçlandırılmasını öngörüyoruz. Bu çalışmaların ortak noktası, rekabeti yalnızca ihlaller ortaya çıktıktan sonra müdahale edilen bir alan olarak değil, üretimi, yatırımı, yenilikçiliği ve tüketici refahını destekleyen temel bir ekonomi politikası aracı olarak görmemizdir. Önümüzdeki dönemde de hem geleneksel sektörlerde hem de dijital ekonomide etkin ve öngörülebilir bir rekabet düzeninin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

“ÖNCELİK TÜKETİCİ REFAHI”

İzin verdikleri her birleşme ve devralma işleminin, yatırım ortamının desteklenmesi ile rekabetçi piyasa yapısının korunması arasında hassas bir denge gözetilerek değerlendirildiğine dikkati çeken Küle, bu anlayış doğrultusunda yılın ilk yarısında Getir’in belirli faaliyetlerinin Uber tarafından devralınması işlemine, Uber’in Türkiye’ye 500 milyon dolar yatırım taahhüdünü içeren kapsamlı paket çerçevesinde izin verdiklerini anımsattı.

Küle, yılın ikinci yarısında hem geleneksel sektörlerde hem de dijital ekonomide rekabetin etkin şekilde korunmasına yönelik çalışmaları aynı kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin dosyaların, gelecek dönemde uygulama gündemlerinde daha fazla yer tutacağını öngördüklerini söyledi.

Veri, ağ etkileri, algoritmalar ve yapay zeka destekli iş modellerinin, pazar gücünün oluşumunu ve kullanılma biçimini önemli ölçüde değiştirdiğine işaret eden Küle, şunları kaydetti:

“Bu nedenle rekabet hukukunun da değişen piyasa koşullarına uyum sağlayacak şekilde sürekli gelişmesi gerekiyor. Bunun yanında yapay zeka temelli ekonomik analiz modellerini uygulama süreçlerimize daha etkin şekilde entegre ederek, başta ihale piyasaları olmak üzere rekabet riski taşıyan sektörlerde proaktif denetim anlayışımızı daha da güçlendireceğiz. Amacımız, rekabet ihlallerine yalnızca sonradan müdahale eden değil, riskleri önceden tespit ederek önleyici politika ve uygulamaları hayata geçiren bir rekabet otoritesi olmaktır. Hedefimiz, rekabetçi piyasa yapısının güçlenmesine katkı sağlayan, yatırım ve yenilikçiliği destekleyen, tüketici refahını önceleyen bir rekabet düzeninin geliştirilmesine öncülük etmek. Önümüzdeki dönemde hukukun bize tanıdığı yetkileri etkin, öngörülebilir ve kararlı şekilde kullanarak değişen ekonomik koşullara uyum sağlayan, güçlü kurumsal kapasitesiyle politika üreten ve piyasalarda etkin rekabetin korunmasına katkı sunan bir otorite olmaya devam edeceğiz.”

yok

Author: Serkan Yılmaz